Bundan 24 yıl önce, tarihimize 28 Şubat post-modern darbesi olarak geçen bir süreç ile bazı güçler ülkemizde seçimle gelmiş iktidarı, baskıyla göndermek yoluyla rejimi vesayet altına almak istemişlerdir. Bu süreçte vesayetçi demokrasiden rahatsız olduğunu söyleyip, güce tapan ve kendi iradesini koşulsuz başkalarının inisiyatifine teslim eden saklı vesayetçi grupların da türemesine yol açmıştır. Bu gelişmeler neticesinde özgür iradelerini kaybederek fikirlerini güce tevil edenler nedeniyle devletimiz 15 Temmuz alçak darbe girişimine maruz kalmıştır.
Bize göre, askeri, sivil, muhalefet ya da iktidar tarafından toplumun iradesine karşı girişilen her türlü saldırı, kaynağı ne olursa olsun açık bir darbedir. Toplumsal sorunların demokratik yollarla çözülmesi; her türlü istismarın önlenmesi, toplumun bütün farklılıklarının bir zenginlik olarak algılanıp tahammül kavramının geliştirilmesi, bir arada yaşama isteğinin doruğa çıkarılmasının anahtarıdır. Sivil toplum kuruluşları olarak en önemli görevlerimizin başında da bu zenginliği sağlayacak ve temsil ettiğimiz kitlelerin demokrasi kavramını güçlendirecek seviyeye gelmesine vesile olacak adımları atmak gelmektedir. Demokrasinin bekçileri olarak millet iradesine saygının yılmaz savunucularıyız.
Demokratik rejime vurulan her türlü darbe, toplumun taleplerine vurulan her türlü pranga, milli irade karşısında yok olmaya mahkûmdur. Biz o zaman ne dediysek bugün de aynı noktadayız. Türkiye Kamu-Sen olarak bundan 24 yıl önce 28 Şubat sürecinde nasıl meydanlara inip “Kesintisiz Demokrasi istiyoruz” diye haykırdıysak, 15 Temmuz alçak darbe girişiminde Devletimizin ve milletimizin yanında olduysak bundan sonra yerimiz ve yönümüz devlet ve millet olacaktır.”
Önder KAHVECİ
Genel Başkan