Bazı aklı evveller, sanatçı, sözde aydın müsveddeleri, bu caniliği kınamak yerine; tacize, tecavüze ve katile hafifletici sebepler aramaya kalktılar. Biz onları kınıyoruz. Bunlar Türk Milleti’nin sanatçısı, aydını ya da başka bir kanaat önderi olamazlar. Onların milletin vicdanındaki yeri fosseptik çukurudur.
Ülkemizde gün geçtikçe bir ahlaki kokuşmuşluk, vicdanla izah edilemeyecek travmatik hareketler artarak devam etmektedir. Toplumun yüzde 25’inin psikolojik desteğe ihtiyacı olduğunu Sağlık Bakanlığı verilerinden öğreniyoruz. Peki, sonuç nedir? Fırat’ın kenarında kaybolan bir koyunun hesabını yöneticilerden sorulacağını sürekli tekrarlayan siyasiler ne çözüm ürettiler. Bunun cevabı koskoca bir HİÇ. Öldürülen ve tecavüze uğrayan her kadının arkasından, siyasi slogana ve hamasete alet edilen açıklamalar hariç, hiçbir gerçekçi çözüm üretilemiyor.